Kalabalık bir otogar,etrafta ana babalar ve onların çocukları...Etrafta davullar,kutlamalar...Garip bir keşmekeş.Siz hiç asker uğurlamaya gittiniz mi ? Ben asla gitmem ,ama askere gitmek zorundaydım.Hatay'a gidecek akşam otobüsü sabaha karşı orada olacaktı.Otogar,sanki bir futbol maçı gibi tıklım tıklım. Tezahürata gelmiş yüzler.Korkuyordum evet her askere giden gibi.Annemle babam da sürekli yüzüme bakıyordu,kaybetmekten korkan süzüş ile.Bu hengamede ise sinirime dokunan davullar...Neyi kutluyorsunuz kardeşim? Kutlama bana göre askerden dönünce yapılır .Savaşları zenginler çıkarır ,fakirler ölür.Emperyal sistemde asker demek piyon misali ilk öne sürülecek kukla.Neyse...Konuyu dağıtmadan...Ailemle vedalaştım,otobüse bindim.Kısa saçlar,korkulu bakışlar...Solgun dudaklar,ürkütücü ifadeler...Kara,deniz ve jandarma...Herkeste gideceği birliğin telaşı....Yanımdaki asker İskenderun da inecekti.Denizci piyade çıkmış.Onunla kafamızı dağıtmak için sohbet ettik bir süre.Hiç kimsenin umurunda değildik,sevenlerimiz dışında. Öldük mü öldüreceğiz mi ? Masadaki piyonduk sadece.
PİYONLAR ÖNDE
Sessiz çığlıklar altında
Birbirine bakan hüzünlü gözler
Konuşmak için çaba sarf eden
Körpe zihinler
Kalbi endişe ile taşmış
Korku ile bekleyen yürekler
Militarist deyişler
Piyonları öne süren
Savaş çığırtkanları
Sermaye ile dans eden
Fidanları ölüme gönderen
Canavar ruhlu aristokratlar
Ölümle yüzleşenler
Para ile sevişenler
Garibanlar ordusu
Az sayıda burjuvalar
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder