ÇOCUKLUĞUMUN PEMPE DÜŞLERİ
Siz,hiç muhabbet kuşunuz öldüğü zaman ağladınız mı ? İsmi
Yeşim.Benim dert ortağımdı.Kaç yaşımdaydım tam olarak anımsamıyorum,sanırım on
civarıydı.Yalnızlık,bulantı ve yaşama karşı tiksinti.İnsanlardan nefret
ediyordum,beni anlamıyorlardı.Belki de yetersizdim kendimi ifade etmekte.İçime
kapanıktım,annemle bile aram bozuktu.Hiç kimse yok iken kendi özel odamda Yeşim
ile muhabbetimiz...Bana bakardı,anlar gibi.Göz bebekleri büyürdü,burnu
soluyarak.Ağladım,ağladım o öldüğünde.
Uğurlu yeşil minik ördeğim ve denetim.6.sınıfıta
idim.Çikolata kaplı oyuncak çıkaran yumurtaları hatırladınız mı ? Sırf oyuncak
için alırdık biz çocuklar.Hiç unutmam o anı.Sınıf başkanı bağırdı,denetim var
diye.Okula ne getirdiyseniz o kovanın içine atın dedi.Herkes telaşla bir şeyler
attı kovanın içine.Kimi falçata,kimi bali yapıştırıcı...Kovayı da
sakladık.Denetim ise olmadı.Her çocuk o günkü dersler bittiğinde kendine ait
özel eşyalarını aldı.Sınıftaki bir kızda benim minik ördeğimi aldı ve alay
etti.Bu kimin ne yapacak diye.Seslenemezdim,utançtan kıpkırmızı
olmuştum.Kız,kovaya geri bıraktı uğurlu oyuncağımı.Ders bittiğinde herkes evine
dönerken minik ördeğimi aldım ve sınıfa bir daha getirmedim.Şimdi nerede mi ?
Bilmiyorum.O gün o kızın iğneleyici sözleri minik ördeğimle olan duygusal
bağımı koparmıştı.
Sucu hayatımı kurtardı desem inanır mısınız ? İlk aşkım
Nermin...İkinci aşkım Aslı...Nermin ile beraber giderdik okula bazen Aslı da
bize eşlik ederdi.Nermin,okul yolundaki o köpeğe hep taş atardı.Bir gün yalnız başıma okula gider
iken,o köpek beni kovaladı.Mahallenin sucusu denk geldi,köpeği kovdu,belki de
hayatımı kurtarmıştı.Neyse nereden nereye...Aslında size uğurlu sayım olan
6’dan bahsetmek istiyordum,okulu anımsayınca araya köpek girdi.Bilemediğim sorularda
hep 6’yı işaretlerdim.Sadece test mi ? Yılbaşında tombala oynarken 6 olan tüm kuponları alırdım,hiç kaybettirmedi
bana.Rahmetli dedem otoriterdi.yılbaşında bütün aileyi toplardı.Halamlarda
gelirdi ve hep birlikte tombala oynardık ailecek.
Odada tek başına.Bilinç akışı tekniği ile karman çorman bir
şeyler yazıyordu,tekniğe uyarcasına.PROUST gibi olmak istiyordu.’KAYIP ZAMANIN
İZİNDE ‘ gibi çocukluğa dönmek...Düşlere dalmak,anıları kaleme dökmek...PROUST
yazarken evdeki tüm camları kapatıp siyah bantla kapatırmış.Eve ise hiç kimseyi
almazmış.Yapamazdı.PROUST gibi zengin bir aristokrat değildi.Çalışmak,para
kazanmak zorundaydı.Sadece boş zamanlarında yazabilirdi.Bilinç akışı tekniği
favorisiydi,tekniğe dayanarak aklına eseni yazıyordu,düzensiz,sırasız...Yazarken
hep düşlerine dalıyordu kimi zaman hüzünlü kimi an gülümsetici.Kalıcı bir eser
bırakmak ve eserinin nitelikli olması en büyük sevdasıydı.Kalemi susmuyor,devam
ediyor.Yazıyor,yazıyor.İleride ne mi olacak ? Bekleyip göreceğiz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder