9 Ocak 2021 Cumartesi

Çocukluğumun Pempe Düşleri

 

ÇOCUKLUĞUMUN PEMPE DÜŞLERİ

 

Siz,hiç muhabbet kuşunuz öldüğü zaman ağladınız mı ? İsmi Yeşim.Benim dert ortağımdı.Kaç yaşımdaydım tam olarak anımsamıyorum,sanırım on civarıydı.Yalnızlık,bulantı ve yaşama karşı tiksinti.İnsanlardan nefret ediyordum,beni anlamıyorlardı.Belki de yetersizdim kendimi ifade etmekte.İçime kapanıktım,annemle bile aram bozuktu.Hiç kimse yok iken kendi özel odamda Yeşim ile muhabbetimiz...Bana bakardı,anlar gibi.Göz bebekleri büyürdü,burnu soluyarak.Ağladım,ağladım o öldüğünde.

 

Uğurlu yeşil minik ördeğim ve denetim.6.sınıfıta idim.Çikolata kaplı oyuncak çıkaran yumurtaları hatırladınız mı ? Sırf oyuncak için alırdık biz çocuklar.Hiç unutmam o anı.Sınıf başkanı bağırdı,denetim var diye.Okula ne getirdiyseniz o kovanın içine atın dedi.Herkes telaşla bir şeyler attı kovanın içine.Kimi falçata,kimi bali yapıştırıcı...Kovayı da sakladık.Denetim ise olmadı.Her çocuk o günkü dersler bittiğinde kendine ait özel eşyalarını aldı.Sınıftaki bir kızda benim minik ördeğimi aldı ve alay etti.Bu kimin ne yapacak diye.Seslenemezdim,utançtan kıpkırmızı olmuştum.Kız,kovaya geri bıraktı uğurlu oyuncağımı.Ders bittiğinde herkes evine dönerken minik ördeğimi aldım ve sınıfa bir daha getirmedim.Şimdi nerede mi ? Bilmiyorum.O gün o kızın iğneleyici sözleri minik ördeğimle olan duygusal bağımı koparmıştı.

 

Sucu hayatımı kurtardı desem inanır mısınız ? İlk aşkım Nermin...İkinci aşkım Aslı...Nermin ile beraber giderdik okula bazen Aslı da bize eşlik ederdi.Nermin,okul yolundaki o köpeğe hep taş  atardı.Bir gün yalnız başıma okula gider iken,o köpek beni kovaladı.Mahallenin sucusu denk geldi,köpeği kovdu,belki de hayatımı kurtarmıştı.Neyse nereden nereye...Aslında size uğurlu sayım olan 6’dan bahsetmek istiyordum,okulu anımsayınca araya köpek girdi.Bilemediğim sorularda hep 6’yı işaretlerdim.Sadece test mi ? Yılbaşında tombala oynarken 6  olan tüm kuponları alırdım,hiç kaybettirmedi bana.Rahmetli dedem otoriterdi.yılbaşında bütün aileyi toplardı.Halamlarda gelirdi ve hep birlikte tombala oynardık ailecek.

 

Odada tek başına.Bilinç akışı tekniği ile karman çorman bir şeyler yazıyordu,tekniğe uyarcasına.PROUST gibi olmak istiyordu.’KAYIP ZAMANIN İZİNDE ‘ gibi çocukluğa dönmek...Düşlere dalmak,anıları kaleme dökmek...PROUST yazarken evdeki tüm camları kapatıp siyah bantla kapatırmış.Eve ise hiç kimseyi almazmış.Yapamazdı.PROUST gibi zengin bir aristokrat değildi.Çalışmak,para kazanmak zorundaydı.Sadece boş zamanlarında yazabilirdi.Bilinç akışı tekniği favorisiydi,tekniğe dayanarak aklına eseni yazıyordu,düzensiz,sırasız...Yazarken hep düşlerine dalıyordu kimi zaman hüzünlü kimi an gülümsetici.Kalıcı bir eser bırakmak ve eserinin nitelikli olması en büyük sevdasıydı.Kalemi susmuyor,devam ediyor.Yazıyor,yazıyor.İleride ne mi olacak ? Bekleyip göreceğiz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder