9 Ocak 2021 Cumartesi

ilk

 

İLK

 

Evet sevgili okurlarım ilk kez köşe yazısı yazmanın heyecanını yaşıyorum.Acemliğiminden af buyurun diyerek başlıyorum söze.

 

24 saat bize yetmiyor der ya bizim halk ? Hadi basit bir hesap yapalım.8 Saat uyuduğumuzu farz etsek 10 saati işte geçirdiğimizi düşünsek(işe geliş ve gidişler dahil) geriye kalır bize 6 saat.Yemek mi yersin,yemek mi yaparsın ? Yoksa ortalık mı toparlarsın....Hele bir de evli,çalışan ve çocuklu bir bayansan...

 

Büyüklerimiz nedense  hep çalışmak olgusunu ölmüştür,tembelliği küçümsemiş.Buna anlam vermek mümkün değil,belki de  çiftiydi geneli de ürün hasadı için her daim çalışmak mecburiydi.

 

Bir insan ömrü zaten kısa ? Sürekli çalışırsak kendimize hiç zaman kalmaz ki.Sosyal hobilerimize,zevk aldığımız şeylere...

 

Aylak adam dinç adamdır,fikir üreticisidir.Çalışan kişi ise  sisteme adapte olmak zorunda kalan bir köle.Onun hiç vakti yoktur ki fikir üretebilsin.

 

Çalışma saatleri azaltılmalı,modern ve gelişmiş ülkelerdeki gibi,Emeklilik yaşı düşürülmeli...en azından bu basit ama etkili çözümler yapılabilir.

 

Ne diyoruz peki?

 

Yaşasın aylaklık !

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder