İLK
Evet sevgili okurlarım ilk kez köşe yazısı yazmanın
heyecanını yaşıyorum.Acemliğiminden af buyurun diyerek başlıyorum söze.
24 saat bize yetmiyor der ya bizim halk ? Hadi basit bir
hesap yapalım.8 Saat uyuduğumuzu farz etsek 10 saati işte geçirdiğimizi
düşünsek(işe geliş ve gidişler dahil) geriye kalır bize 6 saat.Yemek mi
yersin,yemek mi yaparsın ? Yoksa ortalık mı toparlarsın....Hele bir de
evli,çalışan ve çocuklu bir bayansan...
Büyüklerimiz nedense
hep çalışmak olgusunu ölmüştür,tembelliği küçümsemiş.Buna anlam vermek
mümkün değil,belki de çiftiydi geneli de
ürün hasadı için her daim çalışmak mecburiydi.
Bir insan ömrü zaten kısa ? Sürekli çalışırsak kendimize hiç
zaman kalmaz ki.Sosyal hobilerimize,zevk aldığımız şeylere...
Aylak adam dinç adamdır,fikir üreticisidir.Çalışan kişi
ise sisteme adapte olmak zorunda kalan
bir köle.Onun hiç vakti yoktur ki fikir üretebilsin.
Çalışma saatleri azaltılmalı,modern ve gelişmiş ülkelerdeki
gibi,Emeklilik yaşı düşürülmeli...en azından bu basit ama etkili çözümler
yapılabilir.
Ne diyoruz peki?
Yaşasın aylaklık !
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder