8 Mayıs 2021 Cumartesi

Kalpsiz Ayna

KALPSİZ AYNA

 

Gökyüzünde kediler dans ediyordu dev bir orkestra eşliğinde .Saat kulesindeki ibre ise tersine doğru işliyordu. Ansızın karşısına çıkan bir aynaya baktı. Yüzü yoktu.

 

Sırılsıklam terleyerek uyandı. Yüzünü yıkadı sersemliğinden kurtulmak için. Koridora doğru yürüdü gardıroptaki boy aynasına baktı .Tiksinti ile geri çekildi. Vücudundan nefret ediyordu.170 cm boylarında 65 kg civarında idi, normal kilolu sayılırdı, yuvarlak bir yüzü etrafında ufacık bir buruna sahipti .Beyaza yakın buğday tenliydi. Saçları ise  kısacıktı. Diğer kadınların düşüncesinin aksine  saçlarının kısa olmasını seviyordu .Çirkin değildi, güzel sayılırdı cazibesini  yaşına rağmen yitirmemişti  ama bedeninden nefret ediyordu. Bütün aynaları kırmak istedi.

 

Sanki aynanın içinden yolculuk yapacakmış gibi ayna ansızın  yine hayaletimsi bir şekilde  saydamlaştı. Orpheus'un aynanın içindeki gezinmelerini düşündü .Hayal mi görüyordu yoksa gerçekten aynanın bir daveti mi söz konusu idi ? Geçmişe döndü, anılar zihninin bir köşesinde dalgalanmaya başladı. Çok sevdiği oğlunu anımsadı .Büyük bir felaket olmuş maden çökmüştü.300'e yakın can kaybı vardı. İçlerinde ise Maden Mühendisi oğlu da yer altında kalmıştı .Ağlayacak gibi oldu .Fıtrat demişlerdi .Başka ülkelerde yaşanmış maden kazalarının reklamını yapıyorlardı haber bültenleri  birbirleri ile yarışırcasına. Ama sözü edilen felaketler 100 yıl önce yaşanmıştı .Günümüzde ise gelişmiş ülkelerde bu tür felaketler olmuyordu.  Çünkü iş güvenliği  önlemlerini almışlardı. 

 

İstemsizce  eldiven taktı, aynaya uzandı. Orpheus dedi hiddetle. Oğlunun anısı hatırlayınca aynada yüzü  bir anda gençleşti. Genç kız yüzü göründü. Üniversite yıllarındaki eşi  Aytuğ'u hatırladı. Tek aşkı ile evlenmişti. Ayna ise onun hislerinden beslenir gibi hareket ediyordu..Tarkovski hortladı yine dedi Solaris gezegenine atıfta bulunarak. Ateist idi ,ateist olduğunu ise hem  kendi anne ve babasından hem de eşinden bile saklamak zorunda kalmıştı. Ülkemizde ateist olduğunu açıklayanlara linç kampanyası yürütülüyordu. Mucizelere inanmazdı. Ama ayna bir tuhaftı sürekli değişiyordu hislerine göre. Aklından bir zoru yoktu,60 yaşlarında emekli öğretmendi. Eşi ise onu tek  çocukları öldükten kısa bir süre  sonra terk etmişti. Eşi başka bir kadına aşıktı .Onu yadırgamadı. Evlilik gerçekten kutsal mı idi ? yoksa içimizden hiç sönmeyen bir tutku olan aşk mı  daha önemli idi ?

 

Zihinsel gerginlik devam ediyordu .Evinden çıkamıyordu. Çünkü pandemiden dolayı sokağa çıkma yasakları vardı. Evdeki tek arkadaşı olan  papağını yine ona seslendi .Zihnini düşüncelere  o kadar dalmıştı ki etrafındaki hiçbir şeyi fark etmedi.

 

 Aynalar ile  genç kızlığından beri anlaşamıyordu, kendini beğenmeyişinin sebebi ise sanki  aynalardı. Aynalara sürekli küfür ederdi. Ama yaşadığı evde aynalar her yerde idi .Hem dostu hem de düşmanı idi aynalar .Sokağa çıkma yasakları başladığından beri daha beter olmuştu aynalar ile ilişkisi. Bazen aynanın içine girdiğini hayal eder, ölüler ülkesinde gezdiğini düşünürdü .Düş gücü o kadar güçlendi ki bir anda aynanın içine gerçekten   girdi. İlk fark ettiği şey;   o kuytu mekanda gökten sürekli  elmas ve altın yağması ama ona rağmen  oradaki  insanı andıran hayvansı tuhaf  yaratıkların  elmas ve altınlar ile ilgilenmemesi olmuştu. Orada yer çekimi yoktu . Hareket etmek ise çok zordu. Bütün ağırlığını ayaklarına yükleyip yürümeye çalıştı. Aynanın diğer tarafındaki  kırmızı tüylü papağanı ise ona seslendi üç defa: Kalpsiz ayna, kalpsiz ayna, kalpsiz ayna...

 

 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder